Kemik Dansitometresi (Kemik Taraması)

Kemik Dansitometresi (Kemik Taraması)
  • Radyoloji

Kemik Dansitometresi (Kemik Taraması)

Kemik Yoğunluğu Ölçümü hakkında bilgiler Kemik yoğunluğu yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığına göre değişir.

KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ 


Kemik Yoğunluğu Ölçümü hakkında bilgiler Kemik yoğunluğu yaş, cinsiyet ve vücut ağırlığına göre değişir. Osteoporoz özellikle belli bir yaş grubunda sağlığı tehdit eden önemli bir sorundur ve kemiğin yoğunluğunun bilinmesi, istenmeyen sonuçlardan kaçınmanın ve tedbir almanın en iyi yoludur. Bu amaçla çift enerjili röntgen tekniği ya da x ışını absorbsiyometri diye adlandırılan bir teknik kullanılır. Sonuçlar radyologlar tarafından normal değerler ile kıyaslanır. Bu işlem sırasında çok az miktarda radyasyon kullanılır. Kemik dansitometri kemik mineral yoğunluğunu değerlendirmede standart bir yöntemdir.

• Kemik kaybının çabuk ve ağrısız ölçümünü sağlar, 
• Ölçümde sıklıkla kalça ve bel kemiğinin alt bölümü kullanılır.
El bileği, parmaklar ve topuktan ölçüm yapan daha küçük taşınabilir cihazlar yanı sıra röntgen ışını yerine ultrason dalgalarını kullanan daha sınırlı cihazlar da vardır. Bunlar sadece tarama amaçlı kullanılıp, tedavinin planlanmasında karar verdirici olamamaktadırlar.

Kemik yoğunluğu ölçümü neden yapılır? 


Kadınlarda, 40 yaşından sonra kemik kütlesinde kayıp başlamaktadır, bu durum menapoz ile hızlanmaktadır. Kadınlarda menapozun ilk on yılı içinde kemik kütlesinin ort % 15; erkeklerde ise tüm yaşam boyunca % 20 - 30 kaybolmaktadır. Kemik kütlesindeki kayıp oranı arttıkça, kırık riski artmaktadır. Kemik yoğunluğu ölçümü ile hem osteoporoz ve kırık riski hesaplanabilmekte hem de tedavi sonrası takip yapılabilmektedir.
Menopozdan sonra kadınları en çok etkileyen olaylardan biri olan Osteoporoz kemiklerin kalsiyum içeriğinin kaybı sonucu kemiğin incelmesiyle kırık riskinin artmasıdır. 
Kemik dansitometri sıklıkla osteoporozun tanısında kullanılır. Elbette bu durum erkeklerde de olabilir.Eğer kemik yoğunluğunuz düşük çıkarsa, siz ve doktorunuz kırık oluşmadan önce nasıl bir tedbir alacağınız ya da tedavi göreceğiniz konusunda planlama yapmalısınız.
Kemik dansitometri kemik kaybına neden olan diğer olayların gösterilmesi yanı sıra uygulanan tedavinizin etkinliğinin değerlendirilmesinde de kullanılır. 

Eğer aşağıdaki durumlardan biri söz konusuysa kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmanızı özellikle öneririz: 

• Menopoz sonrası evredeyseniz ve hormon (östrojen) kullanmıyorsanız 
• Sigara içiyorsanız ya da kalça kırığı gibi kişisel ya da ailesel bir öykünüz varsa 
• Kemik kaybı ile birlikte seyreden hastalıkları olan bir erkekseniz 
• Tip 1 (juvenil ya da insulin bağımlı) şeker hastaları, ya da osteoporoz aile öyküsü olanlar 
• İdrar incelemelerinde aşırı kollajen artışları gösteren ve yüksek dozda kemik içeriği değişimine uğrayanlar 
• Hafif bir travmadan sonra kırık gelişenler 
• Omurgalarında kırık olan ya da osteoporozun diğer bulgularını taşıyanlar

Kemik Taraması Nasıl Yapılır?


Nükleer tıp testleri arasında yer alan kemik taraması, düşük dozda radyoaktif maddenin vücuda enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. 
Damar yolundan enjekte edilen madde, kanserli hücrelerin belirlenmesinde kullanılabilmektedir. Bu şekilde kanserli dokular doktorlar tarafından tespit edilip izlenebilir.
Tüm vücudu tarayan test, kanserli dokuların tespit edilmesini sağlar. Sonuçlarda eğer kanserli doku tespit edilirse bir sonraki aşamaya geçilir. 
Bu durumda ise hastalığın seviyesini belirlemek için ek testler gerçekleştirilebilir. Testlerin planlanması doktor tarafından yapılmalıdır.


Kemik Taraması Aşamaları


Kemik taraması ölçümünden önce ek bir hazırlık gerekmez. Sadece vücuda radyoaktif madde enjekte edileceği için randevudan yarım saat önce gelinmesi önerilir. Madde enjeksiyonu olacağından dolayı alerjisi olanların doktora önceden bilgi vermesi gerekmektedir. Aynı zamanda düzenli ilaç kullananların kullandıkları ilacı belirtmeleri önemlidir.

Test yaklaşık 1 saat sürer. Test yapılırken tüm vücut taranır ve hastanın mümkün olduğu kadar hareketsiz kalması istenir. Hareketsiz kalmak net görüntü için önemlidir. Çekim yapıldıktan sonra enjekte edilen maddenin vücut dışına atılması gerekir. Maddeyi vücuttan atarken bol miktarda su içilmesi önerilir. Maddenin atılımı idrar yoluyla sağlanır. Tüm bu hazırlıklar ve işlemler mutlaka doktor kontrolünde ve gözetiminde yapılması gerekmektedir. Konu hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için Ankara Umut Hastanesi  ile iletişim kurabilirsiniz.


 

Yorum Yapın